17 Ocak 2010 Pazar

İşte 20 oldum

Sonunda 20 oldumm!! Hep 18 i bekliyordum çok daha özgür olacağım diye ; ama sonradan fark ettim ki hiç de birşey olmuyormuş:) Şimdi de 20yim ve yine birşey yok... Sadece komik arkadaş şakaları ve biraz da stres. Yoksa hala aynı kurallar hala aynı anne baba:(( Neyseki bu sefer doya doya kutlayabiliceğim doğum günümü; ne ÖSS stresi ne de kimi çağırsam kargasası... Tüm bunların dışında aslında fark ettim ki ben hızlaaa yaşlanıyorumm. Evet daha çok erken bunları söylemek için belki; ama şu anı ıskalamak korkusu var ya şimdiden başıma bela oldu. Yani ne zaman gideceğimiz belli değil ya burdan, o insanı geriyor bazen:):) E her dakikanın tadını çıkaramıyor insan da ; bazen şöyle sıkı bir bunalıma girdiğimiz oluyor ve belki de o anlarda hayatta olup biten onlarca şeyi teğet geçiyoruz. Yani ne bileyim belki de hayatımıza girecek birini ya da hayatımızı değiştirecek bir olayı kaçırıyoruz. Yaşım artık hızla ilerlemeye başladıı tabii bunları düşünmek lazım:) Bazen düşünüyorum diğer tarafta sorsalar bana;

Elvan ;
En çok eğlendiğin
En çok güldüğün
En çok sevdiğin
En çok güvendiğin
En çok kızdığın
En çok kırdığın
En çok kırıldığın
En çok utandığın
En çok ........

zamanlar ne zaman diye. Ne cevap veririm acaba? Tabiki hepsinin tek bir cevabı olamaz ; ama kafamı meşgul eden şey bunların cevaplarını bulmak değil; sadece o anların farkında olup olmamak ; tam anlamıyla yaşayabilmiş olmak. Hayatı es geçmemek benim derdim. Üzüldüysem , kırıldıysam, kızdıysam ya da çok sevindiysem sonuna kadar yaşamak ve tüm bunlarla beraber daha güçlü olabilmek. Mükemmel de olamayız biliyorum ; ama en azından hayatın hakkına vermeye çalışmak bile yeter. İşte tam bu noktada endişelerim su yüzüne çıkıyor. Beynimde binlerce karınca tüm bunları bir bir taşıyor oraya buraya. Bazen de bunları düşünürken hayatı kaçırıyorumdur diye düşünüyorum ; ama yine de çıkamıyorum bu işin içinden. Galiba en iyisi pek de düşünmeden istediğin gibi yaşamaya çalışmak.... Ve her ne olursa olsunn iyiki geldin, hoşgeldin 20 yaşımmm:):)

10 Ocak 2010 Pazar

En sevdiğim şarkılardan biri; her gün bir kez dinlemek tüm gününüzü düzeltebilir:):)

HAVE YOU EVER REALLY LOVED A WOMAN? (BRYAN ADAMS)

To really love a woman
To understand her - you gotta know it deep inside
Hear every thought - see every dream
N' give her wings - when she wants to fly
Then when you find yourself lyin' helpless in her arms
You know you really love a woman

When you love a woman you tell her
that she's really wanted
When you love a woman you tell her that she's the one
she needs somebody to tell her
that it's gonna last forever
So tell me have you ever really
- really really ever loved a woman?

To really love a woman
Let her hold you -
til ya know how she needs to be touched
You've gotta breathe her - really taste her
Til you can feel her in your blood
N' when you can see your unborn children in her eyes
You know you really love a woman

When you love a woman
you tell her that she's really wanted
When you love a woman you tell her that she's the one
she needs somebody to tell her
that you'll always be together
So tell me have you ever really -
really really ever loved a woman?

You got to give her some faith - hold her tight
A little tenderness - gotta treat her right
She will be there for you, takin' good care of you
Ya really gotta love your woman...

Then when you find yourself lyin' helpless in her arms
You know you really love a woman
When you love a woman you tell her
that she's really wanted
When you love a woman you tell her that she's the one
she needs somebody to tell her
that it's gonna last forever
So tell me have you ever really
- really really ever loved a woman?

Just tell me have you ever really,
really, really, ever loved a woman? You got to tell me
Just tell me have you ever really,
really, really, ever loved a woman?

Hayaller

Hayal kurmak en güzeli,en sana ait olanı
Belki de saklanılabilcek en kolay sır.
Zaman işlemez hayallerine insanın
Nerde, ne zaman isterse başlar kaldığı yerden.
Zihninn en güzel bahçesinde
En güzel çiçeklerle sonsuza kadar
Yaşanabilecek en güzel anlardır!!
Bitmez hiç insanın hayalleri
Düşüverir en umutsuz anda bile akla
En güzeli de sevdiklerinle sonsuza kadar
hep mutlu olabildiğin tek yerdir..
Ne bir tehdit ne bir kısıtlama
Varsa yoksa akıp giden bir ruh
İster hızlı ister yavaş
İşte tam da bu yüzden
Lazımdır herkesle hayallerde buluşmak:)

5 Ocak 2010 Salı

Kaçsak mı?


Çok güzel bir şarkı söyleyesim var
Bağıra bağıra içimden akasım var
Kime göre neye göre yaşıyorsak
Artık bir dur diyesim var
Küçük evlerdeki kocaman mutluluklara,
Yeni doğmuş bir bebeğin masumluğuna da öyle bir inanasım varki!!
Taa geçmişine sövesim
Tüm geçmişleri silesim var bugün.
Bugün çok da aşık olasım var
Utanmasak , sıkılmasak...
Pek de bir kaçasım var
Tüm sesleri bırakıp
Yeni bir ses olasım
Yeni bir yurt bulasım var.
Var da var!!
Herşeyi silesim
Sonra yeniden yazasım var.
Doğduğum güne tekrar dönesim var benim.
Filmi başa sarıp
Hızlıca ileri alasım var !
Şimdi şöyle avazım çıktığı kadar bağırasım
Kimse duymadan ağlayasım var!
Bir de pek gidesim var
Dönmemek üzere en uzağa
En uzaktan da uzağa
GİDESİM var.....

'GÜLÜMSEYEREK AĞLAMAYI DENEMEK....' (The Sea Inside)

kalp yarası


Bugüne kadar ki en güzel 'erkek sitemlerinden' biri:)


Her yanın bıçak kesiği
Gördüğün kan karası
Kapanmıyor dinine yandımın kalp yarası
Ağlıyor adamın anası

Duydumki görmüşler oynaşta seni
Nefesinde el oğlunun nefesi
Takmış beşi biryerdeyi kahpe
Kaymak gerdanlarına

Şaştı iyice bende en tazesi kantarımın benliği
Neyle tartayım gidip sıyırayım ilk gördüğüm entariyi
Öldürene kadar aldatayım
Öyle olmuyor böylede olmuyor

Sığmıyor bu benim meşrebime vesselam
Bu değil anamın ben diye büyüttüğü
Uymuyor adamlık hamuruma böyle intikam

Ah ne zormuş sevdalanması bir erkeğin ağlaması
Seçmedim yaşadım yeri hayat diye
Dibe vurdum lanet olası
Şimdi arkamdan atıp tutuyorlar

Karı gibi acı çekiyor diyorlar
Ben onu kolu kaybında onlar adamlığı inkar zannediyorlar
Bundan daha çok kaybedemem
Şimdi sıra insan gibi acı çekme faslında

Öyle olmuyor böylede olmuyor
Sığmıyor bu benim meşrebime vesselam
Bu değil anamın ben diye büyüttüğü
Uymuyor adamlık hamuruma böyle intikam

The Sea Inside


Bugün hasta oldum için okuldan eve erken geldim. Gelmeden önce de kendime bir film seçtim ve evde onu izleyerek sefamı sürdümm:):) İlerleyen her saniyede filme ve oyunculara o kadar hayran kaldım ki kendime sayısız kez 'helal olsun ii film seçmişim:)' dedim. Konusuysa ötenazi ve türkçeye uyarlanan ismiyse 'İçimdeki Deniz.' En dikkat çeken oyuncusu da tabikii son zamnların en hoşş oyuncularından JAVIER BARDEM. Konuşmaları dinlerken İspanyolca'ya olan sempatimm bi haylii arttı ve dedim ki ben kesin öğrenicem bu dili başka şansı yok; ama tüm bunlardan da öte daha önce hiç kafa yormadım bir konuda inanılmaz bir beyin fırtınası yaşadım. Üzerinde hassasiyetle düşünülmesi zorunlu bir konu bu ötenazi. Yani hayatını sona erdirmeyi her şeyden daha çok istemek yaşanılan en korkunç durumlardan biri olsa gerek. Tam da bu konuyla ilgili olarak filmde beni en çok etkileyen sözlerden 2si aklımda epey bir süre kalacak gibi. ' Yaşamak bir zorunluluk değil; haktır' ve bir babanın ölmek isteyen oğlu için söyleyebildiği tek şey olan : ' Dünyada bir babanın başına gelebilecek en kötü olay çocuğunun ölmesi değil; onun da ölmeyi istemesiymiş.' sözü. Herkesin kesinlikle izlemesi, arşivi olanlarınsa kesinlikle onun içinde bulundurması gereken bir film diye düşünüyorum. 2004 yapımı olan bu filmi 6 sene geçtikten sonra izleyebilmemi de utanarak da olsa büyük bir keyif olarak görüyorumm. Herkese söyleyebileceğim tek şey: 'Alın ve izleyin.'